Volkan Konak gidenler kervanına katılmış. Her gidiş erkenmiş ama bu gidiş hakikaten erken gidiş! Sevdiğim ve saygı duyduğum sanatçılarımızdan birisiydi. Öyleydi çünkü kendisi, ilkeleri olan ve ilkelerini günlük çıkarlarına göre değiştirmeyen bir kişilikti. Televizyonda yaptığı programları kaçırmayı istemezdim. Birçok şarkıyı bize sevdirse de, benim için bir şarkısı ve bir albümünün ismi onunla özdeşleşmiş durumda. Bu ikisinin benim hayatımda özel bir yeri vardır ve ikisi de güzel bir çiçek ismi! Manolya ve mimoza!
Manolya benim yurt arkadaşımdı. Onunla seneler evvel aynı odada bir yıl geçirmiştim ve Manolya, sevdiğim birisi olarak, kalbimde kalanlardan oldu... Sessiz, sakin, pozitif bir kızdı. Onunla ilgili anılarımı anlattığım bir yazı da yazmıştım. Kendisi sevdiğim insanların arasına nasıl girdiyse, yazısı da sevdiğim yazılarımın arasına girdi! Mimoza ise; çok sevdiğim bir çiçek olmasının yanında, bana Kuşadası'nda sevdiğim bir yeri, Green Beach'i hatırlatır. Benim için; mavi ve sarının en güzel cümbüşü buradadır. Şu günlerde, mimozaların tam açma zamanında olmalıyız. Nasip olursa, birkaç gün içinde Kuşadası'ndayız ve tabi ki sık sık Green Beach'teki mimozaların yanında!…
Volkan Konak'a, Allah rahmet eylesin, yattığı yerde rahat ve huzurlu olsun diyorum. Birkaç ay önce babamı kaybettiğimden beri, kimseye ışıklar içinde olmasını dileyemiyorum. Dileyemiyorum çünkü babamı toprağa koyduğumuz o gün, onun her zaman ışıklar içinde olmak istemeyebileceğini hissettim. Biliyoruz ki yaşarken, ışık insanı bazen rahatsız edebiliyor. Hatta bazen, koyu bir karanlık gereksinmesinde bile olabiliyoruz. Gidenler için, durumun farklı olduğunu varsayarak, onları ışıkların içinde boğmak haksızlık olur diye düşünüyorum. Bu nedenle, nasıl rahat, mutlu ve huzurlu olacaklarsa öyle olmalarını dileyerek yazıma son veriyorum.
Sevgilerimle.